Author Archive

Günümüzde, cilt ve saç sağlığı için en değerli ve en etkili etken maddelerin başında Argan Yağı gelmektedir. Argan yağı uzun seneler Faslı kadınların güzellik sırrını oluşturmuştur ve doğanın hediyesi olarak görülmüştür. Şimdi de günümüzde, dermo kozmetik ürünlerin vazgeçilmez etken maddelerinden biri haline gelmiştir.

Argan Nedir?
Argan, esas olarak Fas’ın güneybatı bölgesinde yetişen bir ağaçtır. Bu ağacın bademe benzer sert bir meyvesi bulunmaktadır. Bu sert meyvenin içeresinde ise bir çekirdek bulunur. İşte, sert kabuğun içerisinde bulunan bu yumuşak çekirdeğin soğuk baskı yöntemiyle damıtılmasıyla elde edilir. Berberiler, uzun yıllar Fas’ın şiddetli çöl rüzgârlarının ciltlerinde oluşturdukları kuruluk ve tahribatları iyileştirmek, yumuşatmak ve nemlendirmek üzere bu yağı kullanmışlardır. Günümüzde dünya Fas topraklarından çıkan bu yağ ile tanıştı ve bu yağdan saç ve cilt bakımı alanında faydalanmaya başladı.

Argan yağını elde etmek oldukça zor bir işlemdir ve bu sebeple çok değerlidir. Argan ağacı kurak mevsimde yetişir, içerisindeki zengin yağ mineralleri toprağın derinliklerine uzanan köklerinden gelmektedir.

Antioksidan ve cilt canlandırıcı özellikleri ile öne çıkan Argan yağı, öncelikli olarak çok güçlü bir nemlendiricidir. Cilt ve saç sağlığı için şifa niteliğindedir, bu sebeple de kozmetik dünyası için çok önemli bir etken madde haline gelmiştir. Artık, bir çok dermokozmetik ürünü de bu etken maddeyi içermektedir.

Argan Yağı Kırışık Önleyici Ve Sıkılaştırıcı Özelliklere Sahiptir
Cilt ve saç sağlığını destekleyici vitamin ve mineralleri ve de hücre sağlığı için son derece önemli zengin yağ asitlerini içerir. Argan yağının %80’den fazlasını doymamış yağ asitleri oluşturmaktadır. Bunun % 45’i oleik asit olan omega-9’dan oluşur.

Bu yağlar cildin üzerindeki Hidrolipid dokuyu güçlendirir ve böylece cildin nemini korur. Bu yağlı asit aynı zamanda yara izlerini azaltmakta çok etkilidir, özellikle de çatlamış deri ve yanık izlerinin tedavisinde onemli bir rol oynamaktadır. Kuru ciltleri nemlendirip, cildin gerginliğini azaltarak cildi ferahlatır ve rahatlatır. Bu yağlı asit ayrıca iyileşmeyi artırıcı özelliğe de sahiptir. Bu yağın % 36’sı linoleik asitten yani omega 6’dan oluşur. Linoleikasit yağı, cildin bariyer fonksiyonunu güçlendirir ve hücreler arasındaki alışverişi artırır. Bu özellikleri ile özellikle kuru, yaşlanmış ve kırışmış ciltlerde fayda sağlar.

İçeriğindeki yağ asitleri kırışıklıkların oluşmasını geciktirir ve cilt sıkılığını artırır. Cildin esneklik ve elastikiyetini korumada, zamana direnç gösteren bir etkiye sahiptir. Bu yağlar hücre sağlığı için son derece faydalı iyi yağlardır, çünkü hücrelerin yenilenmesini sağlar.

İçerisinde yüksek oranda E vitamini içerir, bu oran zeytin yağındaki oranin 3 katı kadardır. İçerdiği E vitamini sayesinde, toksin yapıya sahip olan serbest radikallerin oluşturacağı hasarlara karşı hücreyi korur. Hücre çeperindeki yağ asitlerinin kalitesini koruyarak da hücrelerin sağlığını korur. Yapısındaki steroller, mikro dolaşımı artırarak, cildin ve saçın parlaklığını artırır. Ayrıca bu özelliği enflamatuar etkileri azaltarak yaşlanma ve UHV gibi zararlı ışınlara karşı ciddi bir koruma özelliği sağlar. Ayrıca stres, sigara, çevre-hava kirliliği gibi olumsuz dış etkenlerden hücreleri koruyarak cildin sağlığını güçlendirir. Yapısındaki güçlü antioksidan etkisiyle ciltteki tahriş ve iltihaplanmayı engeller.
Argan yağının zengin dokusu genellikle yetersiz beslenen ciltleri rahatlıkla besler ve canlılığını kaybetmiş ciltlere yeniden canlılık sağlar. Ve bu şekilde de, besleyici yağ asitleri ile yaşlanma etkilerini azaltır.

Cilt hücrelerini besleyen argan yağı, anti-aging özelliği ile hücre yenilenmesini sağlar. Göz altı torbalarının oluşmasını engellemeye yardımcı olur. Aynı şekilde göz altı kırışıklarının oluşmasını da engellemeye yardımcı olmaktadır.

Cildi nemlendiren argan yağı, cilde hem pamuksu bir yumuşaklık katar hem de içindeki E vitamini ile cilde doğal bir parlaklık kazandırır. Argan yağının içeriğinde yararlı yağ asitleri cildi yağlandırmaz ve cildi tahriş etmez. Argan yağı vücut tarafından hızla emilir ve rahatsız edici bir his bırakmaz.

Bu yağ ve bu yağı içeren ürünler de, saç, tırnak, yüz ve boyun dahil olmak üzere tüm vücuda uygulanabilir.

Argan Yağı Ne İşe Yarar?

Saç ve Saç Derisi Sağlığında Etkili
Bu yağ aynı zamanda D-panthenol (vitamin B5), buğday yağı ve B vitaminleri açısından da zengindir. Bu madde saç ve saç derisi temizliğinde kullanılır. Ayrıca D-panthenol saçın nemlenmesinde, beslenmesinde son derece yararlıdır, çünkü saçı nemlendirerek tarama kolaylığı sağlar, saç uçlarındaki kırılmaları, saç hasarlarını engeller. Özellikle çok fazla kuaför işlemine (saç boyası, fön ile aşırı ısı, perma, röfle gibi işlemlere) maruz kalan saçların bakımı için önerilmekte ve tavsiye edilmektedir. Saçlara yumuşaklık sağlar ve de doğal bir saç kremi işlevi de görür. Ek bir kimyasal saç kremi kullanımına da gerek duyulmaz. Her saç tipi için ve de özellikle, kıvırcık ve dalgalı saçlar için idealdir.

Ayrıca E, F, C, A vitaminleri ile omega 6 ve omega 9 bakımından zengin yağlar içerir. Argan yağı içeren şampuanların saç diplerine hafifçe masaj yaparak uygulanması ve durulamadan 2-3 dakika kadar bekletilmesi önerilir. Böylelikle aktif maddeler ve vitaminler saç derisine nüfuz edebilir, istenen etki de elde edilebilir.

Tırnak Bakımı
Daha çok cilt ve saç bakımında kullanılan bu yağ tırnak bakımı içinde kullanılır ve de kullanımı önerilir. Besleyici yağları ve vitaminleri ile tırnaklar daha sağlıklı bir görünüm kazanabilirler. Hücre yenilenmesine yardımcı olarak tırnakların daha sağlıklı uzamasına yardımcı olan bu yağ ile, kırılgan tırnakların yapısını güçlendirmek, kırılmalarını engellemek mümkün olmaktadır.

Akne Tedavisi
İçerisinde bir çok yararlı yağ asiti ihtiva etmesine ve yağlı bir dokuyu sahip olmasına rağmen cildi yağlandırmaz ve de kullanımı sonrasında kişide istenmeyen bir his oluşturmaz.

İçeriğindeki antioksidan yapısı ile cildi temizler ve içeriğindeki vitaminler ile cildi sağlığına kavuşturur. Aknelerin giderilmesinde önemli rol üstlenir. Cildin bozulan yağ dokusunu onarır, hücrelerin yenilenmesine destek olarak akneler ile oluşan iltihaplanmayı ortadan kaldırmaya yardımcı olur. Kuru ciltlerin nemlenmesine yardımcı olan bu mucizevi yağ, yağlı ciltlerin yağ dengesini korur ve akne oluşumunu engeller.

Çatlak Onarıcı
Hamilelik döneminde ya da hızlıca alınan verilen kilolarda derinin fazla esnemesiyle birlikte vücutta çatlaklar oluşabilmektedir. İçerdiği E vitamini yardımı ile cildin kaybolan elastik yapısını onarmaya yardımcı olur. Doğum sonrası ciltte oluşan sarkma, buruşma gibi durumlarda cildin kendini toplamasına olanak sağlar. Hamilelikte çatlak oluşumunun önlenmesine katkıda bulunur.

Kaynak : http://www.enbipharma.com

Varis Tedavisi

By on Haziran 12, 2017

Eğer sabırlı bir insansanız bu sayfayı okuyup bitirdiğinizde varisle ilgili aklınıza gelebilecek tüm soruların cevabını öğrenmiş olacaksınız, hatta dikkatle okursanız bir doktor kadar olmasa da yardımcı sağlık personellerinden daha çok bilgi sahibi olacak. Bu kadar bilgi ile hastalığınız ve tedavisi konusunda daha doğru kararlar verebileceksiniz. Hadi kolay gelsin  🙂

Hastalığın bir cümle ile tanımı şu şekildedir; “toplar damarların uzaması, genişlemesi, kıvrımlı hale gelmesi ve damar duvarının incelmesidir. Ayakta durma sebebiyle ortaya çıkan bu toplardamar genişlemesi insana özgü bir hastalıktır, toplar damar hastalıklarının en sık görülenidir, tedavi seçenekleri, kaçınılması gerekenler, yan etkileri, korunma yolları gibi bir çok konu hakkında aklınıza gelebilecek tüm soruların cevaplarını özet şeklinde bulabileceksiniz.

Varis Tedavi Yöntemleri

Burada yöntemler özet halinde ele alınmıştır, sitedeki diğer ilgili sayfalarda tedavi yöntemleri ve bu yöntemlere bağlı olarak yaşanabilecek sorunlar ayrıntılı bir şekilde ele alınmıştır.

Varis Ameliyatları

Klasik cerrahi
Stripping ameliyatı denir. Uzun yıllar yaygın bir şekilde yapılmış ameliyatsız tedaviler ve çağdaş ameliyatlar icat edildiği oranda yapımı giderek azalmıştır. Artık devlet hastaneleri dışında pek yapılmamaktadır. kasıkta kesik yapılır buradan girilerek varisin en üst kısmındaki ana toplar damar bulunur ve buradan bir çelik tel gönderilir. Tel diz veya bileğe kadar ilerletilir. Telin alt ucu varisin en alt kısmında damara bağlanır ve kasıktan çekilir. Hastalıklı damar baştan aşağı çıkmış olur. Haftalarca istirahat gerektirmesi, 2-3 ay varis çorabı önerilmesi, abartılı morluklar olması, dikiş ve dikiş izi kalması gibi bir çok istenmeyen sonuçları sebebiyle önemini kaybetmiştir. Tekrar etme ihtimali % 50 lere kadar çıkmaktadır ki bu hastaların asla katlanmak istemediği bir sonuçtur. Tekrar etmesinin en önemli sebebi daha çok kalın varislerin alınması, orta kalınlıkta ve ince olanların alınmayıp bırakılmasıdır. Geride bırakılan bu orta ve ince varisler zamanla genişler ve ameliyattan önceki halinden daha kötü bir tablo ortaya çıkar. Tekrarlayan variste yeniden tedavi mutlaka ameliyatsız yöntemlerle yapılmalıdır.

Lazerle Varis Tedavisi (EVLA

Çağdaş varis ameliyatları sınıfına girer, deriden ince bir delik açılır, ucundan ısı veren lazer ışığı saçan kalem içi kalınlığında çubuk damarın içine gönderilir. Yukarı kasığa kadar ilerletilir ve ışık vererek tel geriye doğru çekilir. Işık verilen bölge ısınarak tahrip olur. Tahrip olan damar sonsuza kadar yok olur. Kesme dikme işlemleri olmadığı için işlem sonrası hasta son derece rahattır. 2-3 gün içinde işine, sosyal yaşamına dönebilir. Yine travmatik bir işlem olmadığı için bacaklarda abartılı morluk olmaz. Lazer probunun girdiği noktada küçük morluklar olabilir ancak son derece önemsizdir. Kullanılan ışık taşıyıcı kullan at olduğu için artı ekonomik yük getirir ma elde edilen sonuç bu ekonomik yükün görmezden gelineceği kadar iyidir. Aslında burada klasik cerrahi le değil de ameliyatsız yöntemlerle kıyaslamak gerekir. Ameliyatsız yöntemlere ciddi üstünlüğü yoktur. Hatta EVLA yapıldıktan sonra ameliyatsız yöntemlerden köpük, skleroterapi veya mikro skleroterapi ile desteklemek gerekir. Çünkü EVLA daha çok kalın damarlara uygulanır, orta kalınlık ve ince damarlar için kullanılamaz. Lazerle varis tedavisi ilk çıktığı yıllarda çok pahalı (15.000-20.000 TL) idi zamanla alet satıcılarının sayısı artması ve rekabet gelişmesi üzerine 4.000-7000 TL civarlarına kadar indi. Bu konuda en tecrübeli ekip İdea Klinik şubeleridir.

Damar İçinden Radyo Frekans (EVRFA)
Lazere benzer şekilde etki eder, lazerde ısı enerjisi ışık ile taşınırken radyo frekansta ısı radyo dalgalarıyla oluşturulmaktadır. Yine ince uzun tel diz civarında açılan 2 mm lik delikten sokulur, varisli damarın kasığa yakın yerine kadar ilerletilir, buradan başlayarak damar içeriden yakılarak geri doğru çekilir. Yakılan alanda damar hasarlandığı için kapanır ve vücut tarafından metebolize edilerek yok edilir. Uygulama basittir. Bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur. Bölgesel uyuşturmayla yapılabilidiği gibi narkoz altında da yapılabilir.Her ne kadar ameliyat sınıfına sokulsa da ameliyatsız bir yöntem olarak kabul edilebilir. Çünkü herhangi bir kesme dikme işlemi yoktur. Hasta işlem günü kalkıp evine gidebilir veya sosyal yaşamına dönebilir. Diğer yöntemlerde olduğu gibi bir süre varis çorabı kullanımı önerilir. Teknolojini olduğu kliniklerde uygulanmaktadır, genellikle narkoz tecih edilir.

Varis Zamk tedavisi
Varisli damarın içine zamk vererek içeriden tıkama şeklinde uygulanan bir tedavi yöntemidir. İnce bir kanülle dize yakın yerden girilir, kasığa yakın bölgeye geldikten sonra zamk sıkarak geri doğru çekilir. Yapıştırıcı verilen yer tam tıkanır ve zamanla yok olur. Pratik bir tedavidir, ofis şartlarında yapılabilir ancak hasta tercih ederse narkozla da yapılabilir. 1-2 gün istirahat yeterli omaktadır. İlk çıktığı yıllarda çok pahalıydı yıllar içinde rekabetina rtması ve yaygınlaşması sayesinde ucuzlamıştır. Yapıştırma amacıyla kullanılan madde Japon Yapıştırıcı diye bilinen yapıştırıcıdaki siyano akrilat adlı maddedir.

Pake exizyonu
Sık yapılan ameliyat değildir, dar alanda olan varisleri deriyi keserek çıkarma işlemidir. 1 cm deri kesilir o kadar yerdeki genişlemiş damar kesilerek çıkarılır. Buradaki pake genişlemiş damarı, exizyon çıkarmayıı ifade eder. Bölgesel uyuşturmayla yapılabilir, hasta aynı gün işine dönebilir. Ağrı kabul edilebilir düzeylerdedir.Çok küçük delikten yapıldığında mikro venektomi de denmektedir. Ameliyatsız yöntemlere hiçbir üstünlüğü yoktur hatta ameliyatsız tedaviler çok daha üstündür. Skleroterapi ve köpük tedavisinin yaygınlaşmasıyla kullanımı neredeyse tamamen bitmiştir.

Buhar tedavisi
Buharlı ütüye benzer şekilde kontrollü buhar veren cihazla elde edilen buhar ince bir kanül aracılığıyla hastalıklı damarın içine verilir. Damar içine verilen buhar damarın iç yüeyini ısıtarak tahrip eder, buhar kısa sürede suya dönüşür ve damarın içi boş kalır.Beklenen olumlu sonuç alınamadığı için sadece bir hastanede uygulamaya başlanmış ancak orada da yapmaktan vaz geçilmiştir. Çok ciddi reklam tanıtım haberleriyle öne çıkarılsa da uygulaması gündemden büyük oranda kalkmıştır.

Ameliyatsız Tedaviler
Deri üstünden lazer
Çok çeşidi vardır en yaygın kullanılanı İPL lazerdir. Deriyi yakmadan geçen ışık daha koyu renkli kılcal damarlara geldiğinde koyu rengin ışığı ve buna paralel ısıyı daha fazla tutması sebebiyle 70-90 dereceye kadar ısınır ve tahrip olur. Tahrip olan damar vücut tarafından metebolize edilerek yok edilir. Etkisi kalıcıdır yani tedavi edilen kılcal damar çatlaması sonsuza kadar yok olur ama küçük ihtimalle yenileri çıkar. 1-2 mm lik damarların tedavisinde kullanılır.

Exotherme lazer
Bir tür diot lazerdir, ucuna monte edilmiş kamera sayesinde uygulama yani damarın yok oluşu hasta tarafından da gözlemlenebilir. Lazerin kafasındaki soğutucu ünite sayesinde neredeyse hiç acı vermeden uygulanabilmektedir. Sadece bacaklar değil yüz bölgesi, burun kenarları gibi yerlerdeki tüm kılcal damar çatlamalarında güvenle kullanılabilir. Sonuç net ve kesindir. İstanbul Kadıköy’de İdea Klinikte bulunmaktadır.

Radyo frekans
Damar içinden tel yardımıyla uygulanan ve kalın varislerin tedavisinde kullanılan radyo frekans ile aynı enerjiyi kullanır nca çok daha düşük dozdadır ve sadece ılcal varislerin tedavisinde kullanılır. Exotherme lazer gibi bacalar gibi yüz bölgesindeki kılcal damar varislerinin tedavisinde de kullanılır. Çok ine iğne kılcal damar dokundurulduğu anda yok olur. Acı uygulama sırasında minimaldir, uyuşturmayı gerektirmeyecek düzeylerdedir. Varis tedavisine yoğunlaşmış kliniklerde yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.

Köpükle Varis tedavisi
En yaygın tedavi şeklidir, her tip varisin tedavisinde güvenle ve son derece etkili bir şekilde kullanılmaktadır. Özellikle tecrübeli bir fleboloji uzmanının köpükle tedavi edemeyeceği varis yoktur. skleroterapide kullanılan ilaç bire dört hava ile karıştırılır ve köpük halinde hastalıklı damarın içine verilir. Uygulama o kadar etkilidir ki hasta bir anda varisinin yok olduğunu görür. Sanki varisi yıkıyormuş gibi etki eder. 1 mm kadar ince kılcal damar çatlamalarından tutun 25-30 mm kalınlığındaki devasa varislerin hepsini tedavi etmek mümkündür. Tedavi yaklaşın 10-15 dakika sürer. Bu sürenin sonunda hasta hafif ağrı hissedebilir ama işine dönmesinde sakınca olmaz. Yani hasta öğle iş molasında tedavisini yaptırabilir. Uygulama varisin yaygınlığına ve tipine göre 1-4 seans sürebilir. Yöntem o kadar başarılıdır ki varis tedavisine yoğunlaşmış klinikler köpükle garantili varis tedavisi yapabilmektedir.

Skleroterapi
Köpükle varis tedavisinde kullanılan ilacın köpürtülmeden direk verilmesi şeklinde uygulanır. Köpük tedavisine önemsiz dezavantajları olmakla birlikte yaklaşık aynısı denilebilir. Çok yaygın kullanılan tedavi yöntemidir.

Mikro skleroterapi
Skleroterapinin kılcallara uygulama şeklidir. Bacaklara olduğu gibi yüz bölgesi, burun üstü, burun yanları gibi bölgelerde de başarıyla kullanılabilmektedir. Tecrübeli fleboloji uzmanları kılcal damar çatlamalarının neredeyse tamamını bu yolla tedavi edebilmekte gerek radyo frekansa gerekse lazere ihtiyacı en aza indirebilmektedir.  Mikro skleroterapi konusunda birikimli kalp damar cerrahlarının listesi sayfa sonunda yazılmıştır.

En İyi Varis Merkezleri
En iyi varis tedavisi merkezi demek için şunlar olmalıdır; varisin tedavisinde kullanılan her tür teknoloji bulunmalıdır, bu sayede her tür varisin tedavisi yapılabilmeli. Gerek teknoloji gerekse bu teknolojiyi kullanan uzmanlar olmalıdır. Bu konuda yani gerek tenolojiler gerekse yöntemler konusunda he tğr ugulamalaya sahip iİda Klinik Türkiye’de altı şubeyle hizmet vermektedir.

En İyi Varis Doktorları
Aslında en iyi doktor dendiğinde de tedavi merkezi gibi düşünmek gerekir. Yani nasıl klinik teknoloji bulunduruyorsa doktor da bu teknolojileri kullanıyor olmalı, yeni yöntemleri takip ediyor ve hastalarına sunuyor olmalı.  Doktor seçiminde en önemli özellik toplar damar hastalıkları uzmanı yani fleboloji uzmanı olmalı. Fleboloji uzmanına flebolog da denir.

En İyi Varis Tedavisi
En iyi dendiğinde tabiki çağdaş tedavi yöntemleri akla gelir. Çağdaş yöntemler ameliyatsız ve teknolojik ameliyatlar olarak iki guruba ayrılır. Ameliyatsız yöntemler; Köpük tedavi, skleroterapi, lazer, radyo frekans ve mikro skleroterapidir. Çağdaş ameliyatlar ise; Damar içi lazer, damar içi radyo frekans, zamk  (yapıştırıcı) tedavisi. Tüm bu yöntemlerin özelliği iş gücü kaybı yapmaması yani aynı gün işe dönülebilmesi, iz kalmaması, belirgin ağrı olmaması, tekrarının çok az olmasıdır.

Varis Tedavi Fiyatları
Bir çok hastalığın tedavi ücreti net bir şekilde yazılabilir ancak varisin yaygınlığı bir kişide 2 düzeyindeyken bir başkasında 50 katı olabilir bu sebeple net ücret hasta görülmeden veya  fotoğraflarla değerlendirilmeden ücret verilemez. Aşağı yukları bir ücret vermek gerekirse SGK sı olmayanlara 800-8000 TL arasında, SGK sı olanlara 400-4000 TL arasında ücret çıkmaktadır. Şu link üzerinden fotoğraflar göndererek net tedavi ücreti alabilirsiniz. https://www.ideaklinik.com/sanal-muayene-uygulamasi.html

Varis Tedavi Edilmezse Ne Olur
Bütün hastalıklar gibi hastalık ilerler, şikayetler artar, iyileşmeyen yaralar gibi daha ağır sorunlar ortaya çıkar. Daha da önemlisi tedavi zorlaşır ve daha uzun sürer,maliyet artar.
Varis Tedavi Merkezleri ve iletişim bilgileri
Kadıköy Prof.Dr.Hasan Berat CİHAN 0542 231 2823, 0216 357 00 02
Şişli Doç.Dr.Onur GÜRER 0532 463 9682, 0212 246 10 04
Bakırköy Op.Dr.Orhan Coşkun 0212 572 72 66, 0542 621 0888
İzmir Op.Dr.Serkan AKARSU 0542 295 52 54, 0232 4221006
Ankara Op.Dr.Nihat AYDIN 0505 119 3690, 0312 431 75 47
Bursa Op.Dr.Eren ANĞ 0532 152 26 75, 0224 2491006
Cep telefonunuzdan whats appla fotoğraflar göndererek net tedavi ücreti alabilirsiniz, tek fotoğrafla net ücret tespiti yapılamayacağı için varislerinizin olduğu alanların tümünü görüntülemelisiniz.
Online randevu linki: www.ideaklinik.com/online-randevu

 

Saç Dökülmesi Video

By on Ağustos 3, 2016

sac-dokulmesi

Saç dökülmesinin nedenleri ve tedavi etkinliğinin animasyon şeklinde son derece anlaşılır bir dille anlatımı. İnternette görünce sitemde paylaşayım dedim. İzlediğinizde siz de büyük oranda anlamış olacaksınız ama gördüğüm kadarıyla saç dökülmesi öyle konu komşunun önerisi, koca karı ilaçları veya eczacının daha çok kazanç sağlaması sebebiyle önerdiği ürünlerle değil hastalık gibi ciddiye alınarak tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Bildiğimiz hastalık yani.

Bunun için yapılması gereken konu komşu arkadaş önerileriyle bir şeyler kullanmak yerine bir dermatoloji yani cildiye uzmanıyla görüşüp yapılacak tahliller sonucu varsa eksiği de tamamlayan bir tedavi başlanmalıdır.

Saç Dökülmesi Video; Özellikle son cümlede ki şampuanlara genel yaklaşımdan söz etmek yerinde olacak. Şampuanlar saçı temizlemek içindir dökülmeye bir etkisi olması beklenmez. Her ne kadar reklamlarda abartılı vaadlerde bulunulsa da saça sürülüp, köpürtülüp dakikalar içinde yıkayarak geri uzaklaştırılan bir ürünün saçın köküne herhangi bir etki yapmasını beklemek saflık olur. Siz siz olun reklamlara inanmayın aynı yudum yağı kullanan ailenin hafifleyerek uçmasını mizansen olarak değerlendirdiğiniz gibi değerlendirin.

Görebildiğim kadarıyla bir nokta eksik kalmış. Dökülmelerin önemli bir kısmı neredeyse erkeklerde tamamı kadınlarda yarısı erkek tipi denilen yani hormonlarla oluşan dökülmelerdir. Buradan şu sonuç çıkarılmalıdır. Vücutta hormonlar durduğu sürece hastalık sebebi duruyor demektir yani sebep durduğuna göre tedavide devam etmelidir. Tansiyon yada şeker hastalığı gibi sürekli tedavi uygulamayı gerektirir. Bir ay kullanayım bırakayım gibi düşünüyorsanız hiç başlamamanız daha doğru bir yaklaşım olur. Ancak bu sürekli kullanmanın güçlüğünü gören bazı firmalar bir süre sonra günde bir, daha sonra haftada 3-4 defa kullanımın yeterli olduğu ilaçlar geliştirmişlerdir. Bu gurup ilaç kullanmak tedaviye uyumu artırır.

Yine şampuan reklamlarında olduğu gibi bazı bitkisel ürün üretenler “% 100 kesin sonuç”, “üç ayda dökülmeye son” gibi akla, mantığa ve bilime aykırı şeyle duyabilirsiniz. Bu firmalar daha çok piyasayı VUR birkaç ay sonra KAÇ taktiği uygulayan güvenilmez firmalardır. İlaç alırken firmanın bu konudaki birikimi ve güvenilirliği de göz önüne getirilmelidir.

https://www.ideaklinik.com/sac-dokulmesi.html